Ana içeriğe atla

Hazar Gölü Yolunda

 

HHazar Gölü

Burası muhteşem bir yer otubus beni Hazar gölüne giden yolun başında bıraktı ben bir dolmuşa binip gidebilirdim ama hazara giden 3-4 km yolu yürümek istedim iyiki de öyle yapmışım yol boyunca o güzel havayı içime çektim yolda yürürken bir kayısı ağacına rastladım hemen kolları sıvadım ve ağaca çıktım ve başladım kayısıları yemeye derken yanımda birlikte gelen bir amca aynı yere gitiğimiz için o yolda dolmuş bekliyordu ben ise ağaçta kayısı yiyordum.5 dk sonra bir dolmuş geldi ama dolmuş bizi bir kilometre bile öteye götürmedi çünkü yollarımız ayrılıyordu dolmuştan iner inmez hemen bir traktör amcayla yanımıza yanaştı atladık traktöre traktörun  gideceği yerde durduk amcayla da yollarımız ayrıldı artık kaldım tek başıma az kalmıştı yürümeye devam ettim biraz ilerledikten sonra şimdide bir araba durdu beni gideceğim yere kadar bıraktı amcayla teyze beni bıraktıkları için teşekkür ederim ama seni gideceğin yere kadar bırakalım dediklerinde içimden siz nerden çıktınız ne güzel yürüyordum bu güzel yeri.Başka zaman olsa hiç düşünmeden atlarım.‌Sonunda Hazar gölüne varabildim ilk iş kalacağım kamp alanını bulmak biraz arasamda buldum kamp alanına girer girmez beni çok sevecen ve tatlı bir amca karşıladı sağolsun bana çok yardımcı oldu Bir dahakine gitigimde gene amacanın yanına uğramayı ihmal etmem.kendisine amca buralarda yemek yiyebileceğim bir yer varmı diye sordum kendisi bana öğrencimisin evlat Evet dedim bak dedi öğrenci kısmı dilenci kısmıdır ben bilirim öğrencinin parası yoktur o yüzden sen boşuna çok para harcama yemeğe Zaten bir günlük kalacaksın al biraz domates, peynir,zeytin ben de ne diyim amca çok haklı tamam dedim.Aldım bir şeyler yemeği de yedikten sonra hemen göle yüzmeye gitim yolda giderken kahvede oturan amcalar çağırdı biraz sohbet ettik konuştuk sonra ben göle hareket ettim.Göl Adeta bir deniz gibiydi suda biraz yüzer sonra biraz dinlendikten sonra tekrar yüzerdim sonra gene.Su çok güzeldi gölde balık tutmaya gelenler bile vardı hata balıkların fotoğraflarını da çektim fotoğrafı aşağı koyarım.Gölden dönüş zamanı gelmişti,ağır adımlarla şarkı dinleyerek dönüyordum kamp alanına yolda Tatlıca tatlı alıp öyle yürümeye devam ettim.kamp alanında da kayısı ve diğerinin adı neydi Kürtçe de mıjmıjık diyoruz kayısıya benziyor o da.neyse o iki meyveden ağaçlar vardı ben dururmuyum hiç hemencecik başladım koparmaya ve yemeye.akşam güzel bir uykundan sonra gitme zamanı gelmişti gene ana yolun Oraya geldim gelirken rastladığım ağaçtan gene kayısı toplayıp çantama koydum yolda yerim diye bu maceranın da sonuna geldik siz bu yazıyı okurken ben başka yerlerde başka insanlarla birlikte olacağım görüşürüz kendinize iyi bakın.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye'de Son Durum Ne

  GENÇLER  GÜCÜNÜN FARKINA VARACAK Sistemin kölesiyiz.Eğer bir an önce kafamızı kaldırmazsak dünyada neler olup bittiğini anlamadan, saçma sapan nedenlerle birbirimi yiyip bitireceğiz. Kırathane açarak ülke kurtulmaz.Her yeri beton yuvası yapmakla da ülke gelişmez.İlçe kalkınsın diye her ilçeye meslekokul yapmak nasıl bir mantıktır.Hangi kafada yaşıyorsunuz.oldu olcak her mahaleyede bir Üniversite yapın.Siz eğitimle ticareti birbirine karıştırmışsınız.Bu blog da genel olarak sadece ülkenin gelişimini etkileyen faktörler nelerdir bunun üzerinde duracam.İlerleyen zamanlarda Eğitim,ekonomi,gençlere yatırım,TÜİK işsizlik ,istihdam ve basın özgürlüğü konularından bloglar Gelecek takipte kalın tek amacım türk insanının bilinçlenmesi.T elevizyonlar,gazeteler, yöneticiler, doğruları aktarmıyor.Sadece çok az bir kısmını ya da bilmemiz gerektiği kadarını anlatıyor. Hal böyle olunca halk ta bir dar ve geri kafalının uydurma düşünceleri etrafında toplanıp onun peşinden gide...

Kendine sınır koymayı bırak

Dünya bir oyundur yapabileceklerimizin sınırı yoktur Hayatta çoğu insan Kendisine limit (sınır)koyar.Ben 10 şınav çekecem,Ben 50 net yapacam,Ben 3 gol atacam diye Kendilerine sınır koyarlar.Ya da Ben 3.500Tl kazanacam gibi sınır koyar. Adamlar kendilerinin sadece oraya yetişebileceklerine dair Kendilerine limit belirlerler.Ondan sonrasını göremez ve geçmezler.Çünkü sen kendine sınır koymuşsun babacım.Sen kendine 50 netlik sınır koymuşsun,sen kendine 10 şınav sınır koyduktan sonra artık ondan ötesini aşamasın.Zihninize sınır koymayı bırakın.Bunun için kendinize asla sınır koymayın daha fazla potansiyeliniz var, potansiyelinizi sınırlandırmayın. Ben şınavlarımı saymam,netlerimi saymam,mekiklerimi saymam çünkü kendime sinir koymak istemem.Biliyorum daha fazlasını yapacak potansiyelim var,sizin de var.Asla yetinmeyin hep Daha fazlası için çalışın.Kendisine 3.500 TL lik sınır koyan adam sen ondan sonrasını geçmezsin sen kendine sınır koymuşsun Sonrada bu kadar parayla geçinemi...

Eleştirilere maruz kalmak

        SANANE HAYAT BENİM HAYATIM Günlük hayatta hepimiz bazı insanların eleştirilerine maruz kalırız.Bize karşı yapılan bu eleştiriler çoğu zaman yapıcı olabilirken, çoğu zamanda yıkıcı eleştiriler olabiliyor.Bazı İnsanlar kendilerine yöneltilen eleştirilere karşı çok hassastır ve bundan çok etkilenirler.Kendini suçlayabilir veya öfkesini Kendi içinde yaşayabilir.Kimse sen buna İzin vermediğin sürece seni üzemez ve Öfkelendirmez. Eleştirilere karşı verdiğiniz tepkiyi değiştirerek içinde yaşadığınız olumsuz havadan kurtulabilirsiniz.Eleştirilere karşı mücadele etmesini öğrenmelisin çünkü hayatımızda hep var olacak ve her an karşılaşabileceğimiz bir şeydir.Eleştirilerde dikkat etmen gereken ilk şey seni eleştiren kişinin kim olduğudur. Söyleyenin kim olduğu eleştirinin içerdiğinden daha önemlidir.Seni tanımayan bir insan sana Aptal dediğinde sinirlenirsin ama ben aptalımıyım diye düşünmezsin.Çünkü sana aptal diyen kişinin seni tanımadığını bilirsi...